1)Gıda sınıfı selüloz eterin başlıca kullanım alanı
Selüloz eterGıda güvenliği açısından kabul görmüş bir katkı maddesidir ve gıdaları koyulaştırmak, stabilizatör ve nemlendirici olarak koyulaştırmak, suyu tutmak, tadı iyileştirmek vb. amaçlarla kullanılabilir. Gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılır ve başlıca fırınlanmış gıdalar, lifli vejetaryen kılıflar, süt içermeyen krema, meyve suları, soslar, et ve diğer protein ürünleri, kızarmış gıdalar vb. alanlarda kullanılır.
Çin, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve diğer birçok ülke, iyonik olmayan selüloz eter HPMC ve iyonik selüloz eter CMC'nin gıda katkı maddesi olarak kullanılmasına izin vermektedir. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından yayınlanan Gıda Katkı Maddeleri Farmakopesi ve Uluslararası Gıda Kodu'nda HPMC; Katkı Maddesi Kullanım Standartları yer almaktadır. HPMC, "Üretim ihtiyaçlarına göre çeşitli gıdalarda uygun miktarlarda kullanılabilen gıda katkı maddeleri listesi"nde yer almakta olup, maksimum dozaj sınırlı değildir ve dozaj, üretici tarafından gerçek ihtiyaçlara göre kontrol edilebilir.
2)Gıda Sınıfı Selüloz Eterin Gelişim Trendi
Ülkemde gıda üretiminde kullanılan gıda sınıfı selüloz eter oranı nispeten düşüktür. Bunun başlıca nedeni, yerli tüketicilerin selüloz eterin gıda katkı maddesi olarak işlevini geç fark etmeye başlaması ve iç pazarda hala uygulama ve tanıtım aşamasında olmasıdır. Ayrıca, yüksek kaliteli selüloz eterin gıda fiyatı nispeten yüksektir ve ülkemizde gıda üretiminde daha az alanda kullanılmaktadır. Gelecekte insanların sağlıklı gıdaya yönelik bilincinin sürekli artmasıyla birlikte, gıda sınıfı selüloz eterin sağlık katkı maddesi olarak kullanım oranı artacak ve yerli gıda endüstrisinde selüloz eter tüketiminin daha da artması beklenmektedir.
Gıda sınıfı selüloz eterin uygulama alanı, bitki bazlı yapay et alanı gibi sürekli genişlemektedir. Yapay etin konsepti ve üretim sürecine göre, yapay et bitki eti ve kültür eti olarak ikiye ayrılabilir. Şu anda piyasada olgun bitki eti üretim teknolojileri mevcutken, kültür eti üretimi hala laboratuvar araştırma aşamasındadır ve büyük ölçekli ticarileştirme henüz gerçekleştirilememiştir. Doğal etle karşılaştırıldığında, yapay et, et ürünlerindeki yüksek doymuş yağ, trans yağ ve kolesterol içeriği sorunlarından kaçınabilir ve üretim süreci daha fazla kaynak tasarrufu sağlayarak sera gazı emisyonlarını azaltabilir. Son yıllarda, hammadde seçimi ve işleme teknolojisindeki gelişmelerle birlikte, yeni bitki proteinli et güçlü bir lif yapısına sahip olmuş ve gerçek etle tat ve doku arasındaki fark büyük ölçüde azalmıştır; bu da tüketicilerin yapay eti kabul etme oranını artırmaya yardımcı olmaktadır.
Küresel Bitkisel Et Pazarı Ölçeğindeki Değişimler ve Tahminler
Araştırma kuruluşu Markets and Markets'ın istatistiklerine göre, 2019 yılında küresel bitki bazlı et pazarı 12,1 milyar ABD dolarıydı ve yıllık bileşik büyüme oranı %15 olarak gerçekleşti; 2025 yılına kadar ise 27,9 milyar ABD dolarına ulaşması bekleniyor. Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri, dünyadaki başlıca yapay et pazarlarıdır. Research and Markets tarafından yayınlanan verilere göre, 2020 yılında Avrupa, Asya-Pasifik ve Kuzey Amerika'daki bitki bazlı et pazarları küresel pazarın sırasıyla %35, %30 ve %20'sini oluşturacaktır. Bitki bazlı et üretim sürecinde, selüloz eter tadını ve dokusunu iyileştirebilir ve nemi koruyabilir. Gelecekte, enerji tasarrufu ve emisyon azaltımı, sağlıklı beslenme eğilimleri ve diğer faktörlerin etkisiyle, yerli ve yabancı bitkisel et endüstrisi, ölçek büyümesi için elverişli fırsatlar yakalayacak ve gıda sınıfı uygulamalarının daha da genişlemesini sağlayacaktır.selüloz eterve piyasa talebini canlandırır.
Yayın tarihi: 25 Nisan 2024

